Charlotte ve kocası Joel, şehrin dışında bir banliyöde yeni bir ev satın alırlar. Ancak, taşındıkları bu yeni evin karanlık bir geçmişi vardır; burası bir cinayet evi olarak bilinir. Charlotte, kısa sürede evin önceki sahibinin öldürülmeden önce bıraktığı ipuçlarını keşfetmeye başlar. Film, izleyiciyi gerilim dolu bir atmosfere çekerken, Charlotte'un bu ipuçlarını takip ederek gerçeği ortaya çıkarma çabasını izlememizi sağlıyor. Her bir ipucu, izleyiciyi daha da derin bir gizemin içine çekerken, Charlotte'un kendini tehlikeye atıp atmayacağı sorusu da akıllarda dolaşıyor. Filmin başından itibaren merak duygusu hiç eksilmiyor. Yönetmen, sahneler arasındaki geçişlerde gerilimi ustalıkla arttırıyor. Ayrıca, karakterlerin iç çatışmaları ve Charlotte'un korkularıyla yüzleşmesi, filmi daha da sürükleyici hale getiriyor. Charlotte'un bu gizemi çözmesi gerekmekte, aksi takdirde bir sonraki kurban kendisi olabilir. İzleyiciler, onun cesur ve kararlı adımlarını izlerken kendi tahminlerini yürütmekten kendilerini alıkoyamıyor. Gerilimi sevenler için bu film, kaçırılmaması gereken bir yapım. Her sahnesiyle izleyiciyi koltuğunun ucunda tutmayı başarıyor ve finaliyle de şaşırtmayı garanti ediyor.